Ölüm ve Evlenme İzni: 4857 Sayılı İş Kanunu Ek Madde 2'ye Göre 3 Gün Ücretli Mazeret İzni
7 Eylül 2026
Bir yakınınızı kaybettiniz ve iş yerinden "şu an yoğunuz, birkaç gün sonra bakarız" cevabını aldınız. Ya da izin verildi ama bordroya bakınca o günlerin yıllık izninizden düşüldüğünü gördünüz. Bu, çalışma hayatında en sık karşılaşılan ve en sık yanlış uygulanan konulardan biridir. Oysa burada işverenin takdir yetkisi yoktur: Bu izin, 4857 sayılı İş Kanunu Ek Madde 2 ile doğrudan kanundan doğar.
Kanun Hangi Durumları Sayıyor?
Ek Madde 2, izin hakkı doğuran halleri tek tek sayar. Burada "benzer durumlar" gibi esnek bir ifade yoktur; liste bellidir:
- İşçinin kendi evlenmesi
- İşçinin evlat edinmesi
- İşçinin ana, baba, eş, kardeş veya çocuğunun ölümü
Bu hallerin her birinde işçiye üç gün ücretli mazeret izni verilir. "Ücretli" ifadesi burada belirleyicidir: İzin kullanıldığı için maaştan kesinti yapılamaz. Yani işçi hem izni kullanır hem de o günlerin ücretini tam alır.
Kıdem Şartı Yoktur
Uygulamada sık duyulan bir itiraz vardır: "Daha yeni başladın, bir yılını doldurmadın." Bu itiraz mazeret izni için geçerli değildir. Kanun bu hak için herhangi bir çalışma süresi veya kıdem şartı aramaz. İşe başladığınız ilk ay içinde bile bu hakkı kullanabilirsiniz. Buradaki karışıklığın kaynağı, mazeret izninin yıllık izinle karıştırılmasıdır — oysa ikisi tamamen ayrı haklardır.
En Sık Yapılan Hata: Yıllık İzinden Mahsup
İş yerlerinde en çok yapılan yanlış, bu üç günü işçinin yıllık ücretli izin hakkından düşmektir. Kanun bu mahsubu yasaklar. Yıllık izin, dinlenme hakkıdır ve kendi şartlarına tabidir; mazeret izni ise belirli bir olayın gerçekleşmesine bağlı, ayrı ve ek bir haktır.
- İşçi tarafı için: Yıllık izin bakiyenizden düşülen üç gün, kullanılmamış bir alacaktır. Bordronuzu ve izin kartınızı kontrol edin.
- İşveren tarafı için: Mahsup, kısa vadede birkaç günlük bir tasarruf gibi görünür ama uzun vadede risktir. Eksik kullandırılan yıllık izin sonradan alacak talebine dönüşür; iznin hiç kullandırılmaması ise iş ilişkisini fesih tartışmasına taşır.
İzin Verilmezse Ne Olur?
Rakam sabittir: üç gün. Bu süre kısaltılamaz, "bir gün yeter" denilerek bölünemez. Kanunen doğmuş bu izin hiç kullandırılmazsa, işçi açısından haklı nedenle fesih tartışması gündeme gelir. Bu, kimse için iyi bir sonuç değildir.
İki taraf için de pratik öneri aynı yöne çıkar: süreci yazılı hale getirin.
- İşçi, talebini sözlü bırakmak yerine yazılı olarak iletmeli ve kaydını saklamalıdır.
- İşveren, gelen talebi ve verilen izni yazılı kayda geçirmeli, izni yıllık izin kartına değil mazeret izni olarak işlemelidir. Doğru kayıt, ileride hem işçiyi hem işvereni korur.
Bu izin, iyi niyetle verilen bir jest değil, kanunun işverene yüklediği bir yükümlülüktür. Bunu bilerek konuşmak, tartışmayı duygusal bir pazarlıktan çıkarıp hukuki zemine oturtur.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir.