← İçerikler

İşyerinde Cinsel Taciz: İstifa Etmeden Kıdem Tazminatı Alarak Ayrılma Hakkı (4857 sayılı İş Kanunu md. 24)

28 Temmuz 2026

İşyerinde tacize uğrayan çalışanların büyük bölümü aynı çıkmazda kalır: Ortamı terk etmek istersiniz, ama "istifa edersem tazminatımı kaybederim" düşüncesiyle kalmaya zorlanırsınız. Bu varsayım hukuken doğru değildir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesi, taciz mağduru işçiye iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshetme hakkı tanır. Bu bir istifa değil, kanunun tanıdığı bir fesih hakkının kullanılmasıdır; dolayısıyla kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacakları talep edilebilir.

Kanunun Tanıdığı Hak Nedir?

  • Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu md. 24.
  • Bu madde, belirli hâllerde işçinin süre beklemeden, ihbar öneline uymadan sözleşmeyi sona erdirmesine imkân verir.
  • İşlem hukuken istifa olarak nitelendirilmez; bu nedenle istifaya bağlanan hak kayıpları burada gündeme gelmez.
  • Sonuç olarak işçi, işyerinden ayrılırken kıdem tazminatı talebini koruyarak ayrılabilir.

Kanun, taciz mağduru işçiyi tek bir kalıpla değil, iki farklı duruma göre güvence altına alır. Hangi durumda olduğunuzu doğru tespit etmek, hakkınızı sağlam kullanmanın ilk şartıdır.

Durum 1: Taciz İşverenden veya Aile Üyesinden Geliyorsa

Taciz doğrudan işverenin kendisinden ya da işverenin bir aile üyesinden kaynaklanıyorsa:

  • Ayrıca bir bildirim şartı aranmaz.
  • İşçi, iş sözleşmesini derhal feshedebilir ve kıdem tazminatını talep edebilir.
  • Burada mantık açıktır: Tacizin kaynağı, önlem alması gereken kişinin bizzat kendisidir. Bu nedenle işçiden, tacizi failin kendisine bildirip önlem beklemesi istenmez.

Durum 2: Taciz Üçüncü Kişiden Geliyorsa

Taciz; bir mesai arkadaşı, bir amir, bir müşteri gibi üçüncü bir kişiden kaynaklanıyorsa süreç farklı işler:

  • Önce işverene yazılı olarak bildirim yapılmalıdır.
  • İşverene, durumu bilip gerekli önlemleri alma imkânı tanınır.
  • Bildirime rağmen önlem alınmazsa, işçinin haklı nedenle fesih hakkı doğar.
  • Bu durumda da fesih istifa sayılmaz; kıdem tazminatı hakkı korunur.

Kritik Uyarı: Yazılı Bildirim Adımını Atlamayın

Üçüncü kişi kaynaklı tacizde en sık yapılan hata, sözlü şikayetle yetinip doğrudan işi bırakmaktır.

  • Bildirim yazılı olmalıdır. Sözlü aktarım, sonradan ispatı güç bir zemin bırakır.
  • Bu adım atlanırsa, işverenin "durumdan haberim yoktu, önlem alma fırsatım olmadı" savunması gündeme gelir ve fesih hakkınız tartışmalı hâle gelebilir.
  • Kısacası: İşverenin bilmesine rağmen önlem almaması, bu bendin can damarıdır. Bilgilendirmeyi belgeleyin.

İşveren Tarafı: Kayıt Tutmak Sizin de Güvencenizdir

Bu düzenleme yalnızca işçiyi değil, iyi niyetli işvereni de korur:

  • Kendisine ulaşan bir taciz şikayetini kayıt altına alan ve önlem alan işveren, sonradan "bildirdim, önlem alınmadı" iddiasına karşı elinde somut bir dosya bulundurur.
  • Şikayet kanalı tanımlamak, başvuruları yazılı hâle getirmek ve alınan önlemleri tarihiyle belgelemek, işletmeyi öngörülemez bir uyuşmazlıktan uzak tutar.
  • Önlem almak yalnızca hukuki bir yükümlülük değil, aynı zamanda işletmenin kendi risk yönetimidir.

Özetle: İki ayrı durum, iki ayrı güvence. İşveren veya aile üyesi kaynaklı tacizde bildirim şartı aranmadan derhal fesih mümkündür; üçüncü kişi kaynaklı tacizde ise yazılı bildirim ve sonrasında önlem alınmaması şartı devreye girer. Her iki hâlde de kıdem tazminatı hakkı korunur.

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir.

Videolu anlatım

▶ Bu konuyu videoda izleyin

Resmî kaynaklar