İşe İade Davasında Süre Takvimi: 1 Ay Arabulucu, 2 Hafta Dava (4857 sayılı Kanun md. 18 ve 7036 sayılı Kanun)
21 Ağustos 2026
İşten çıkarıldıktan sonra en çok yapılan hata, "nasılsa dava açarım" diyerek beklemektir. İşe iade, süreye bağlı bir haktır: takvimi kaçıran işçi haklı olsa dahi davasını kaybeder. Aynı takvim işveren için de bağlayıcıdır; tebliğ tarihini belgeleyemeyen işveren, kendi lehine işleyecek süreleri ispat edemez.
Önce Kapıda Duran Şart: Kimler İşe İade Davası Açabilir?
Her işten çıkarılan işçi bu davayı açamaz. 4857 sayılı İş Kanunu md. 18, iş güvencesi hükümlerinin uygulanabilmesi için iki temel ölçüt öngörür:
- İşyerinde 30 veya daha fazla işçi çalışıyor olmalıdır.
- İşçinin en az 6 aylık kıdemi bulunmalıdır.
Bu iki şart birlikte aranır. Şartlar sağlanmıyorsa iş güvencesi hükümleri devreye girmez; bu, işçinin başka hiçbir hakkının olmadığı anlamına gelmez, yalnızca işe iade yolunun kapalı olduğunu gösterir. İşveren tarafında da bu ölçütler, hangi fesihlerin iş güvencesi denetimine tabi olacağını önceden görmeyi sağlar.
Takvim: Gün Gün Ne Yapılmalı?
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile arabuluculuk; işe iade ile işçi–işveren alacak ve tazminat talepleri bakımından dava şartı haline getirilmiştir. Yani arabulucuya gitmeden doğrudan mahkemeye başvurmak mümkün değildir.
- 1 ay — arabulucuya başvuru: Süre, fesih bildiriminin tebliğinden, yani fesih yazısının işçinin eline geçtiği tarihten itibaren işler. Bu bir ay içinde arabulucuya başvurulmazsa dava hakkı kullanılamaz.
- 2 hafta — dava açma: Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren 2 hafta içinde iş mahkemesinde dava açılmalıdır. Bu süre de hak düşürücü niteliktedir.
- 10 iş günü — işverene başvuru: Dava kazanılsa bile iş bitmez. Kararın tebliğinden itibaren 10 iş günü içinde işçi işverene başvurmazsa, işverence yapılmış olan fesih geçerli sayılır ve işe iade hakkı ortadan kalkar.
- 1 ay — işe başlatma: Mahkeme feshi geçersiz bulur ve işveren bu süre içinde işçiyi işe başlatmazsa, en az 4, en çok 8 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatı gündeme gelir.
Fesihte Bildirim Süreleri
İşe iade takviminden ayrı olarak, 4857 sayılı Kanun md. 17 belirsiz süreli iş sözleşmesinin feshinde kıdeme göre artan bildirim süreleri öngörür: 2, 4, 6 ve 8 hafta. Bu süreler feshin usulüne ilişkindir; işe iade başvurusu için işleyen 1 aylık sürenin yerine geçmez. İşçi açısından bu, iki farklı takvimin aynı anda işlediğini; işveren açısından ise fesih usulünün kendi başına bir denetim konusu olduğunu gösterir.
İki Taraf İçin de Aynı Sonuç: Tarih Belgelenmelidir
Bu takvimin tamamı tek bir veriye dayanır: fesih bildiriminin tebliğ tarihi.
- İşçi açısından: Fesih yazısını aldığınız tarihi ve arabuluculuk son tutanağının tarihini saklayın. Süre, öğrendiğiniz an değil, tebliğ edildiği an başlar.
- İşveren açısından: Tebligatı usulüne uygun yapmak ve tarihi belgelemek, sürelerin dolduğunu ileri sürebilmenin tek yoludur. Tarihi ispat edemeyen işveren, esasa ilişkin savunması güçlü olsa bile bu savunmayı süre yönünden kullanamaz.
Özetle bu süreler bir tarafın değil, sürecin kurallarıdır. Takvimi izleyen taraf hakkını korur; izlemeyen taraf, haklılığından bağımsız olarak kaybeder.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir.